Malum kış geldi,ellerimiz nemini kaybetmeye,soğuk ve rüzgardan etkilenmeye başladı.Kuruyan hatta çatlayan eller için sizlere tavsiyem kenevir özlü HEMP HAND PROTECTOR!Body Shop'lardan alabileceğiniz bu kremin, kenevir kokusu ilk başta sizi rahatsız edebilir.Ancak hızlı iyileştirici gücü ve yüksek koruması size kokusunu bile sevdirecektir emin olun.Bu el kremi ile ilgili yorumları okurken,birinin yorumu aynen şuydu" Köyüm gibi kokuyor":))
Ayrıca eli vıcık vıcık kremli bırakmama özelliği de diğer bir artısı.En azından küçük boyunu alıp denemenizi tavsiye ederim,sevgiler:)
20 Aralık 2011 Salı
12 Aralık 2011 Pazartesi
8 Ağustos 2011 Pazartesi
ŞİRİNLER-THE SMURFS
Çocukluğumun sevimli ,küçük mavi kahramanları büyümüş te üç boyutlu film çevirmişler!Ben de kaçırır mıyım,kaptım oğlumu koştum sinemaya:)Maksat çocuk eğlensin:))Nitekim çocuk kah eğlendi ,kah sıkıldı;amma velakin çocuğun annesi gözünü ayırmadan izledi filmi:) .İtinayla 3D gözlüklerimizi taktık bir de ne göreyim, bayıldığım Neil Patrick Harris'te var filmde.
Şirinler,Gargamel ve NPH...Artık tadından yenmez,kapın çocuğunuzu koşun sinemaya.Yanlız 4 yaş altı çocuklar için ses sistemi yüksek olabiliyor,uyarıyorlar haberiniz olsun!Muhteşem bir başyapıt! değil tabii ki,ancak çocuğunuzla güzel bir zaman dilimi paylaşmanız için uygun bir seçenek.Keyifli seyirler...Sevgiler...
23 Temmuz 2011 Cumartesi
CROCS BABETLERLE YÜRÜMÜYORSUN SANKİ UÇUYORSUN:)
Her kadın;" ben bir ayakkabı delisiyim" der...beni görene kadar:))Deli deliyi görünce sopasını saklarmış misali:)) Çocukluğumdan beri ayakkabıların yeri benim için çoook ayrıdır.Ayakkabı karakterdir,insan tahlilidir,zevktir,çok şeydir benim için!Her gördüğüm güzel ayakkabıda tansiyonum çıkar,kalbim küt küt atmaya başlar,karnımda kelebekler falan uçuşur:).O derece yani!!Aşk, bir nevi...Ancak öyle her ayakkabıya da aşık olmam.Öncelikle çooook uzun topukları olmalı,zarif olmalı vs.Spor ayakkabılarım dışında düz bir ayakkabım yoktur bile.Topuksuz,düz ayakkabıya verilen para haramdır,bana göre:))Hatta düz ayakkabı giyince ayağım rahatsız olur diye arabanın bagajında her zaman bir topuklu ayakkabı bulundururum:))
Crocs'ları da marka olarak hiç sevmezdim.O kalın kaba saba ,ayağı 3 numara büyük gösteren terlikleri giyen bayanlara "23 Nisan için Hollanda'dan mı geldiniz?" demek istemişimdir:)Ancaak bu kaba saba marka,rengarenk bir babet serisi çıkarmış,çok zarif olmasa da o kadar rahat ki anlatamam.Dediğim gibi yürümüyorsun sanki uçuyorsun.Babetçigillerden ,rahatına düşkünlerdenseniz "hiç kaçırmayın" ; benim gibi topuklu ayakkabı severlerdenseniz de "bir deneyin" derim.(Bu arada ;numaralar hiç kalmamış,ben Yeşil kundura'nın internet sitesinden aldım,ertesi gün elimdeydi.)
Crocs'ları da marka olarak hiç sevmezdim.O kalın kaba saba ,ayağı 3 numara büyük gösteren terlikleri giyen bayanlara "23 Nisan için Hollanda'dan mı geldiniz?" demek istemişimdir:)Ancaak bu kaba saba marka,rengarenk bir babet serisi çıkarmış,çok zarif olmasa da o kadar rahat ki anlatamam.Dediğim gibi yürümüyorsun sanki uçuyorsun.Babetçigillerden ,rahatına düşkünlerdenseniz "hiç kaçırmayın" ; benim gibi topuklu ayakkabı severlerdenseniz de "bir deneyin" derim.(Bu arada ;numaralar hiç kalmamış,ben Yeşil kundura'nın internet sitesinden aldım,ertesi gün elimdeydi.)
KREŞE BAŞLARKEN NELER YAPMALIYIZ?
Doktorumuz bana aynen şu cümleyi kullanmıştı,mecbur kalmadıkça "çocuğu 3 yaşından önce ev ortamından koparmayın,3 yaşından sonra da evde tutmayın"! Bunun üzerine geçtiğimiz Mart ayında oğlum kreşe başladı.Ama ne başlamak!İlk günler zaten alışma süreci olduğu için çocuğunuz ile birlikte sınıfta oluyorsunuz.2. hafta ise artık tamamen çocuğunuzu kapıdan bırakıp gitmek durumundasınız.Kimselere vermeye kıyamadığınız bebeğiniz "Annnnnem beni bırakma burada" diye çığrınırken hiç kolay değil arkanızı dönüp gitmek.Ağlamamak için dudaklarımı ısırdığımı biliyorum.Bilinçli bir anne olmama rağmen "napıyorum ben,nasıl bırakırım'ları "ben de yaşadım! Ama asla pes etmeyin!Kendiniz,anneanne,babaanne,bakıcı vs. kim bakarsa baksın çocuğunuza, belli bir yaştan sonra hiçbiriniz ona yetmeyeceksiniz.Disiplini,sosyalleşmeyi öğrenebilmesi için mutlaka kreşe/anaokuluna gitmesi gerekmekte çocukların.Herneyse ilk 1,5 ayımız çok zor geçti,sabah giyinmek istemedi,gitmek istemedi,okulun bulunduğu semte yaklaştığımızda dahi kıyametler koparken ağlama krizlerine girildi,okulun kapısında yerlerde süründük ,"gitmiyceeeeem" nidaları arasında!Bu süreçte öğretmenlerimiz ve okulun pedogoğu çok yardımcı oldu.Sabrettik ve 1,5 aylık zorlu süreçten sonra güle oynaya okula gitmeye başladık.Velhasıl kelam artık çocuk mutlu, anne mutlu:) Peki bu zorlu alışma sürecinde biz neler yaptık, neler yapmalıyız?
1.MUTLAKA KARARLI OLUN!!!2 gün okula gönderip ,ağlıyor ve gitmek istemiyor diye onu okula göndermemezlik etmeyin!Bu tavır ,alışma sürecini uzatıp zorlaştırmaktan öteye gitmeyecektir.Bunun dışında büyükanne ve dedeler kimi zaman çocuktan yana bir tavır sergileyebilir,herkesi bu konuda uyarın,çünkü anti -kreş desteği ile güç bulan çocuğun kreşe alışmasını zorlaştıracaktır.Bu nedenle tüm aile bireyleri arasında kreş lehine bir konsensus olmalı!
2.VEDALAŞMALARI KISA TUTUN! Çocuğunuzu okulun kapısından öğretmenlere teslim edip,onu öpüp ,sevdiğinizi söyleyin.Ağlasa dahi hiç uzatmadan gitmeniz gerektiğini ancak geri geleceğinizi söyleyin.
3.BELİRLİ BİR ZAMAN DİLİMİ VERİN!!!Çocuğunuza işe gitmeniz gerektiğini bu süreçte onun da okulda arkadaşlarıyla keyifli vakit geçirebileceğini anlatın.En önemlisi mutlaka belli bir süre sonra onu almaya geleceğinizi ve birlikte evinize gideceğinizi belirtin.Bu zaman dilimini de aşmamaya özen gösterin.
Bunun dışında ilk günlerde çocuğunuza okul ile ilgili çok fazla soru sormayın,sadece "günün nasıldı? sorusu yeterlidir,bırakın o anlatsın.Ayrıca kreşi aşırı derecede övmek ,abartmak ta çocukta hayal kırıklığı yaratabileceği gibi ,kreş ile ilgili olumsuz düşüncelerinizi de çocuğunuzun yanında paylaşmak yine yanlış davranışlardandır.
Bazı çocuklar ilk günler ,ilk haftalar sorunsuz okula gidebilir ancak bu durum değişebilir ve sonradan tepki gösterebilir.Çocuktan çocuğa tepkiler değişebiliyor.Buna hazırlıklı olun.
4.SABIRLI OLUN! Bunun geçici bir dönem olduğunu untmayın ve sabırlı olun.
Bir de suçluluk duymayın.Daha önce dediğim gibi artık siz ona yetmiyorsunuz,arada parka götürmeniz de yetmiyor.Aldığınız hediyeler ,çikolatalar,arabalar,bebekler de.O artık büyüyor,arkadaşa,uzman eğitimcilerle şekillenmeye,kurallara,disipline ihtiyacı var.Hepinize çocuklarınızla birlikte mutluluklar diliyorum.Sevgiler...
Etiketler:
çocuk,
kreş,
kreşe başlarken neler yapmalıyız
3 Haziran 2011 Cuma
KALICI OJELER,BAKIMLI ELLER,AYAKLAR...
Sizlerle benim de henüz bugün denediğim bir sistemi paylaşacağım!Kalıcı oje uygulaması!!!Kalıcılıktan kastımı ;2 hatta 3 hafta boyunca hiç bozulmadan ,parlaklığını yitirmeden, tırnaklarınızın henüz güzellik salonundan çıkmış gibi görünmesi olarak açıklayabilirim.Uzun süreli olması nedeniyle kişilerin bu konudaki tereddütlerine de uzmanlar son noktayı koymuşlar, bu ojelerin özelliği hava ve su geçirebilir olması!Söylenen o ki ,bu ojelerin estetik dışında asıl olarak tırnağı iyileştirici ve bakım yapıcı özelliği de varmış.Bu arada ojeyi çıkartmak istediğiniz takdirde sadece bu uygulamayı yapan salonlarda özel çıkarıcı solüsyonlu pedler yardımıyla çıkarılabileceğini unutmayın!Uygulamanın fiyatı eller için 45-50 tl.,ayak tırnakları için de yine 45-50 tl. civarında ; her daim pırıl pırıl, bakımlı tırnaklarla dolaşmanın değeri ise paha biçilemez:)
24 Mayıs 2011 Salı
GÜNEŞE KARŞI CİLDİMİZ İÇİN ÖNLEM ALMALIYIZ
Şu yaşıma kadar yüzümdeki çillerimle hiç sorunum olmadı,bilakis geçen aya kadar hayli sevimlilerdi bile.Ne var ki artık zararları iyice çığrından çıkan güneş yüzünü gösterdi; benim çiller de kötü yüzünü...Canları sıkılmış olacak ki bu küçük sevimli çillerin bir kaçı birleşip küçük lekeler oluşturmaya başladılar yüzümde.İşte o anda " orda durun sevimsiz şeyler" dedim ve güneşe savaş açtım:)
Gerçekten de kontrolsüz güneş cilt kanserine davetiye çıkarıyor diye uzmanlar bangır bangır bağırırken,bunun yanında cildimizi yaşlandıran en önemli faktör yine güneş iken durup bir düşünmek gerek... Yüksek koruma faktörlü kremleri ,sadece tatillerde güneşlenirken yüzünüze boca ettiğinizde bunun sizi koruduğunu sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz.Günlük hayatınızda hatta ve hatta kış aylarında dahi yüzünüze ve göz çevrenize güneş koruyucu kullanmalısınız.Cilt kanseri,cilt yaşlanması ve lekelenmelere karşı kadın-erkek-çocuk önlemimizi almalıyız.
Araştırdım ve bu konuda çok güvendiğim bir marka olan Shiseido'nun 30 SPF'li koruyucu renkli stickini (Shiseido Sun Protection Stick Foundation SPF 30)ve yine aynı markanın 25 SPF'li göz çevresi koruyucu kremini (Shiseido Sun Protection Eye Cream SPF 25) aldım.Bu renkli stick o kadar muhteşem ki bunu kullandığınız süre boyunca cildinizi güneşin tüm zararlarına karşı kalkan gibi korumasının yanında renkli olması ve kapatıcı özelliğiyle fondöten olarak ta kullanılabiliyor aynı zamanda waterproof özelliğiyle de denizde ve havuzda kolay kullanım sağlıyor.
Yıllar içinde bronz ama kırışık ya da bronz ve botox'lu ya da bronz ancak hasta biri olmak istemiyorsanız önleminizi alın derim. Bildiğiniz gibi kullanmadığım hiçbir ürünü sizlere tavsiye etmiyorum,ben memnun kaldım.Siz de araştırın kendinize uygun bir cilt koruyucu kremi mutlaka edinin.O halde ne diyelim, bol güneşli günler ve bol koruma faktörlü kremler sizlerle olsun:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










