13 Kasım 2009 Cuma

5 Dakikada French Manikürü...


  Yeni bir ürün keşfettim ve bunu sizinle paylaşmazsam çatlarım:)) Bir kadında bakımlı ellerin önemi yadsınamaz.Ancak devamlı bakımlı ve french manikürlü ellerle dolaşmak için saatlerimizi manikür koltuğunda geçirmemiz gerektiği de bi gerçek:( Eğer aceleniz varsa,üşendiyseniz ,kendiniz de ojelerle uğraşmak  istemiyorsanız  5 dakikada süper tırnaklara sahip olabilirsiniz.Nasıl mı? Sephora'nın Nail Patch'leri sayesinde..
 Geçenlerde Sephora'ya gittim ,kasada gözüme bu ürün çarptı,hemen denemek istedim.Bana uygulamalı gösterdiler ve bayıldım.İçinden  beyaz ve tırnak rengine yakın uçuk pembe ince bir film tabaka  çıkıyor.Üzerindeki jelatini çıkarıp,önce beyaz kısmı tırnak ucunuza yapıştırıp,nazikçe koparıyorsunuz,gerideki parçayı sonraki tırnak ucuna ,ve sonraki .Beyazlardan sonra aynı işlemi uçuk pembe film tabaka  ile tırnağın tamamına uyguluyorsunuz.Asetonla çıkarabileceğiniz bu ürün gerçekten çok kullanışlı.Ama yine de satın almadan önce ojesiz tırnağa bir deneme yaptırın,tabii ki gerçek bir manikür kadar başarılı değil ama günü kurtarıyor:)


29 Ekim 2009 Perşembe

Fashion Fades,Style Remains The Same...



 Zamanında ne güzel söylemiş Coco Chanel! " Moda geçicidir,stil ise kalıcı" diyerek moda olan herşeyi yakışsın yakışmasın giymeye çalışan sonunda da modaya uygun ama göz zevkimize hiç te uygun olmayan kıyafetlerle davetlerde ve sokaklarda salınan günümüz lady'lerine gitsin bu söz!
  Ben artık, her gördüğüne ağzı açık ayran budalası gibi hayran kalan ve kafası az çalışan insanlara çirkin giyimini stil diye yutturan , rüküşlükte sınır tanımayan ,moda kokonalarından fena halde sıkıldım.(ikon kelimesini telaffuz bile edemiyorum dikkat ederseniz)
  Ben herkesi beğenen ,hele hele hayran olan yapıda bir insan olmadım hiç.Sadece "takdir "vardır sözlüğümde! İşte giyimden anlamayanlara,stilden bihaberlere,parayla şık olabileceğine inananlara, bu rüküşleri ikon diye nitelendirenlere biraz stil dersi verebilmesi için TAKDİR ettiğim Jennifer Aniston'ın tarzını takdim ederim!Bir kadın ancak bu kadar stil sahibi ve zarif olur!Güzel bulmayabilirsiniz,ama unutmayın güzellik te moda gibi geçicidir:)İyi seyirler...



Siz de çok renkli olmayan ,modern ama her zaman sade parçaları aksesuarlarla veya  gösterişli bir ayakkabı ile hareketlendirerek yada tam tersi gösterişli bir kıyafette aksesuar kullanmayarak   hem modern hem de şık olabilirsiniz!Bana göre şıklığın anahtarı bu dengededir!Bir de dipnot sadece şık giyinmek stilde yeterli değildir,saçınız ,makyajınız da bir bütündür.Asla saçınız banyodan çıkmış,kabarmış halde veya aşırı makyajla sokağa fırlamayın!Eee kadınsanız hakkını vermelisiniz!


Boyfriend jean böyle kullanılır!




Resimler çoğul olarak imnotobsessed sitesinden derlenmiştir.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Madalyon Modası

    Eskilerin  pandantif   ve madalyon kolyeleri şu sezon en moda takıların başında geliyor.Upuzun ve incecik genellikle altın renkli zincir ucuna takılan madalyon ile çok sade hatta sıradan bir kıyafetinizi gösterişli bir hale çevirebilirsiniz.Şık ve modern giyinmek için baştan aşağı tasarımcıların kıyafetlerine bürünmenin kadını ancak sıkıcı ve rüküş gösterdiğini düşünenlerdenim.Bir kadını en güzel gösterebilecek ve kupon olarak adlandırılan kıyafet bana göre sadece siyah dar bir triko kazak,altına şık bir jean  ve bu sadeliği hareketlendiricek gösterişli bir takı!Akşam için ise içine beyaz yakası dekolte bir t-shirt ve üzerine sezonun hiti siyah blazer ceket ve jean girdiğiniz ortamda göz almanızı sağlayacaktır.Unutmayın az herzaman çoktur!

    Bu minik stil tüyolarından sonra gelelim madalyon kolyelere.Ben istediğim gibi bir madalyon kolye bulamadım ama neyse ki imdadıma anneanneciğim yetişti.Anneannemin ,içinde tıkır tıkır işleyen,istendiğinde çıkarılabilen saati olan lacivert mineli altın pandantifi hem şık olmama yardım edecek,hem de her taktığımda anneanneciğimi hatırlatacak.Belki siz de bu konuda büyüklerinizden yardım alırsınız,ne dersiniz?Spor veya klasik hemen her türlü kıyafetinizle birlikte kullanabileceğiniz bu kolyeler Hollywood'un da gözdesi.İşte ispatı!






Benim favorim turkuaz taşlı bu pandantif!Sizce de muhteşem değil mi?

20 Ekim 2009 Salı

Mutlaka Bir Hobiniz Olsun!

    Evet, evet bilyorum bu konunun ne annelikle ne de modayla ilgisi var.Ama arada, içimden geçenleri ve başımdan geçenleri de buradan sizlerle paylaşacağım.
     Hobiler ,benim çocukluğumda İngilizce derslerinde "What would you like to do in your spare time?"sorusuyla karşımıza çıkan ve genellikle sınıfa mahçup olmamak için "ııııım reading,dancing,cycling,listening music aaaand skating"gibi klişelerle sallanan bir kavramdı.Herkesin bir hobisi olmak zorundaymış gibi gelir önceleri, zamanı bol öğrencinin zaten hayatı ders dışında hobidir farkında olmadan:)

Gün gelir ,iş hayatı başlar,yoğun bir tempo derken evlilik,çocuk.24 saat yetmemeye başlar.Bu dönemlerde kendine ait,sadece sizi mutlu edecek kısacık zamanlara o kadar ihtiyaç duyar ki insan.Kimi kanapesine uzanıp tv izlemenin hayalini kurar,ya da sinemaya gitmenin,kimi meşhur kahvecilerden birinde oturup sıcak kahvesinden yudumlamanın.Kimisi ise tek başına direksiyon başına geçip gün batımında araba kullanmanın  ya da bir türlü başlayamadığı kitabı eline alıp bir nefeste okumanın hayalini kurar böyle zamanlarda.Elbette hepsine ihtiyacımız var ama bunların hiçbiri hobi değil ki!Zaten kitap okumak isteyen insanın mucizevi bir şekilde zaman yaratmasına da ihtiyacı yoktur.Okumak isteyen okur kardeşim.Yemek yemek ,su içmek hobilerim arasındadır diyorsanız  kitaplar da hobi o zaman!

 Herkese göre farklı olabilir ama bana göre hobi; insanın zevk alırken kendisini geliştiren dolayısyla özsaygıyı parlatırken kendini önemli hissettiren  faaliyetlerdir.Örnek mi?Bir spor dalıyla uğraşmak,yazmak,bir müzik aleti çalmaya çalışmak,takı vb.tasarımlar yapmak,meyve sebze yetiştirmek,görmediğiniz yerleri keşfe çıkmak gibi.Hobiler yaratıcıdır ve bencildir,aslında sadece ve  sadece kendiniz içindir.

 Hobilerinizle çocuğunuza da örnek olursunuz,eşiniz veya sevgiliniz hobilerinize ama önce hobileriniz olduğu için size daha çok saygı duyar.Birlikte yeni hobiler edinirsiniz.Otuzlu yaşlara gelmek ot gibi yaşamayı gerektirmez,asıl hayat yeni başlıyor,yeni hobiler yeni uğraşlar ile...


17 Ekim 2009 Cumartesi

Leopar Aşkı


  Bu sezonun en gözde modası şüphesiz başta leopar olmak üzere tüm hayvan baskılı kıyafet ve aksesuarlar.Moda olsun olmasın leopar ,zebra ve yılan desenlerini herzaman bayılarak kullanmışımdır.Ancak bu desenleri kullanırken  görüntünün avam halini almaması için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tek parçada kullanılıp,kıyafetin geri kalanın tek renk ve sade olmasıdır.Örneğin leopar ceket üzerine leopar çanta sizi ancak rüküş gösterecektir.Bu kurala  dikkat ederseniz, minik bir leopar detayı ile son derece modern ve şık olacağınızı garanti ederim.

    Bu sezonun en moda parçaları Kate Moss'un leopar ceketi ,  Megan Fox'un üzerinden çıkarmadığı  Stella Mccartney marka leopar baskılı tuniği,Christian Louboutin marka ayakkabı ve botlar ile çeşitli marklardaki leopar şal ve atkılar.



 Modayı yakalamak için yukarıdaki pahalı markaları satın almanız gerekmiyor.Örneğin,Marks&Spencer'in leopar desenli şalı  49 tl,Hotiç'te leopar baskılı ayakkabı ise 179 tl.Leopar baskılı T-shirtleri de Stradivarius gibi birçok uygun markada bulabilirsiniz.


16 Ekim 2009 Cuma

Bebeklerde Ateş ve Havale





Ateş ,aslında bir hastalık değil,vücudun hastalıkla mücadelesi için bir savunma mekanizmasıdır.Ateşin genel olarak nedeni viral enfeksiyonlardır.0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmelisiniz. Eğer çocuk uyanıksa,aktifse, yiyip içebiliyorsa, solunumu normalse, uykusu iyiyse çok telaşlanmaya  gerek yoktur.

Ancak eğer; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmanız gerekilidir.
 
 Kaç derece ateş halini gösterir?
 Uzmanlara göre ; çocuğun vücut ısısının makatta 38, kulakta 37.8, koltuk altından ise 37.2 derecenin   üzerinde ölçülmesi halinde “ateşli” kabul edilmelidir.
 
Biliyorum ,derecenin göstergesini görür görmez paniklediniz.Ancak bana göre ne kadar panik yapılı bir insan olursanız olun annelik her zaman soğukkanlılığı gerektirir.Bunun  için sakince uzmanların tavsiye ettiği aşağıdaki önlemleri almalısınız.



1-Çocuğun bulunduğu ortamın ısısı 21-22 C arasında tutulmalıdır.

2-Çocuğun üzerindeki fazla giysiler çıkartılarak az ve gevşek giysilerle çocuğun ısısının düşürülmesine yardımcı olunmalıdır. (Ateşi çıkarken titreyen bebeğinizin üzerine ince bir çarşaf  veya havlu sarabilirsiniz,korkmayın çünkü üzerini sıkı sıkı örtmeniz ,vücut sıcaklığının dışarı çıkamamasına ve bebeğinizin ateşinin daha da artmasına sebep olur).

3-Ateşli çocuğun kalori gereksinimi artar, bu nedenle aç kalmamasına dikkat ederek beslenmesi desteklenmeli, ancak beslenme için aşırı zorlanmamalıdır.

4-Ilık suyla (29-32 C) duş yaptırmak veya ıslak bezlerle vücut ateşini kontrol edip sık sık ölçüm yaparak ateşin seyri izlenmelidir. Ayrıca saçların çok ıslatılmamasına dikkat edin!


5-Yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle bol miktarda sıvı alması sağlanmalı, verilecek sıvının çok sıcak veya çok soğuk olmamasına dikkat etmelidir.

6-Doktorun tavsiye ettiği bir ateş düşürücü (antipiretik) kullanarak ateşi kontrol altında tutmak gereklidir (ateş düşürücüler çocuğun yaşına ve kilosuna bağlı olarak farklı miktarlarda kullanılırlar; bu nedenle bir hekime danışarak kullanılmalıdır).

    ATEŞLİ ÇOCUĞA YAPILMAMASI GEREKENLER:
   
  1-Çok soğuk ve belli bölgelere konup bırakılan bezler titremeye neden olarak ateşin daha  yükselmesine yol açar .
  2-  Alkol ve sirke ile vücudu silmek
  3-Üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak ve daha çok giydirmek
  4-Çok sicak veya çok soğuk içecekler vermek
  5-Yanlış ateş düşürücü kullanmak(Örneğin;Aspirin)
  6-Aşırı dozda veya eksik dozda ilaç kullanmak
  7-Uygun aralıklarda ateş düşürücü kullanmamak
  8-12 yaş altındaki çocuklarda viral enfeksiyonlar olduğunda doktora danışmadan ilaç kullanmak.

      SAKIN ATEŞLİ ÇOCUĞUNUZA ASPİRİN VERMEYİN!!!!!!!!!!!!!!

  Unutmayın  uzmanlar bu konuda çok ciddi şekilde uyarı yapıyorlar.Çünkü genelde ateş, viral enfeksiyonlar (grip,kızamık,suçiçeği vs.)sonucu gelişmekte ve viral enfeksiyonda aspirin alımı ,bebek ve çocuklarda Reye Sendromu denilen karaciğer hasarı ile başlayıp ölüme kadar götürebilen çok ciddi bir hastalığa  sebep olabiliyormuş!!!!

            ATEŞ  ve HAVELE
Bildiğiniz gibi bazı çocuklarda ateş, havaleye yol açabilir.Peki bebeğimin havale geçirdiğini  nasıl anlarım diyorsanız aşağıda saydığım semptomlara dikkat ediniz.
 1-Çocuk aniden bilincini kaybeder,çevresindekileri tanımıyormuş gibi davranabilir, vücudu, kol ve bacakları kilitlenir.
 2- Kasılmalar başlar, gözleri kayabilir.
 3-Altını ıslatabilir.
 4-Rengi solar.
Genelde  havale birkaç saniyeden 1-2 dakikaya dek sürer ve kendiliğinden geçer. Kasılmaların ardından çocuk derin bir uykuya dalmış gibi görünür.

 Ateşli havaleler genellikle 24 saat içinde bir defadan fazla tekrarlamaz.



PEKİ HAVALE HALİNDE NE YAPMALIYIZ? :

Çocuğunuzu sert veya kesici aletlerden uzakta, yere veya yatağa yatırın

Havale sırasında ağızdan gelen salgıların (mide içeriği ya da tükürük) solunum yollarına kaçmaması için başını derhal yan tarafa çevirin

Çocuğunuzun ağzına bir şey koymaya çalışmayın

Derhal çocuğunuzu acile götürün.

Umarım herkese bu konuda yardımcı olabilecek bilgiler derlemişimdir.Siz annelere nacizane tavsiyem yine tekrarlıyorum her durumda soğukkanlılığınızı korumak,ancak bu şekilde çocuğunuza yardımcı olabilirsiniz.

15 Ekim 2009 Perşembe

Orjinal UGG ile Sahte UGG Botları Nasıl Ayıracağız?


 Malum bugün kış soğuk yüzünü gösterdi,aman kimseden eksik kalmayalım ,bir Ugg'ımız olsun diyorsanız size yardımcı olacağını umduğum bazı bilgiler derledim!Modaya uyalım derken ,sahtelerine boşuna para dökmenin alemi yok diyenlerdenseniz işte size orjinal Ugg'ları sahtelerinden ayırma rehberi...


1- Sahte Ugg'ların kalıpları daha büyük ve kaba.
2. Renkleri çok farklı. Sahte Ugg'ların renkleri daha koyudur.
3. Biri % 100 kuzu derisinden diğerinin maddesi ise belirsiz.
4. Sahtelerinde herhangi bir etiket yok.
5. Orjinal Kutunun dışında mutlaka etiketi bulunmakta.
6-Bazı satıcılar içerisine UGG amblemli toz torbası koymakta, bu torba Orijinal Ugg kutularında yoktur.
7-Herkesin de bildiği gibi sahtesini ayırt etmenin en kolay yolu UGG Australia yazılı arka etikettir.

Bu arka etiket rengi chestnut da koyu kahve, sand ve Chocolate 'da beyaza yakın krem renk, black 'te siyah renkte, grey 'de ise krem renklidir.

8-Sahte ugg botlar çok fazla hafiftir, ama gerçek Ugg botlar çok hafif değildir.

9-Sahte ugg botlar çok daha yumuşak olup, bir süre giydikten sonra çok kötü bir hal almaktadır.


***Belgeler sizi yanıltmasın Orijinal kutu içerisinden çıkan garanti belgesi ve kullanım kılavuzunun birebir kopyası İstanbul üretimlerinin içerisinden de çıkmaktadır.
 Hollywood'un da gözdesi olan ve  kerpiç ev misali yazın serin, kışın sıcak tutan bu mucizevi :P botlardan edinmek isterseniz yukarıdaki maddeleri göz önünde bulundurun derim .
 Bu sezonun modelleri klasik Ugg'ların haricinde tüylü ve ponponlu!Benim favorim ise hala Classic  Ugg Bronze modeli.Ugg'ları hemen her kıyafetinizi altına kullanbilirsiniz,ancak hakkını vermek isterseniz yırtık skinny jeanlerin altına giymenizi tavsiye ederim.
 
  Bebişlerinize Ugg giydirmek istiyorsanız Ugg tarzı botların mini minilerini Mothercare mağazalarından 39 tl.'ye temin edebilirsiniz,benden söylemesi:)